15 Şub 2018

VERDİĞİ UMUDU, PARÇALAYARAK GERİ ALANLARA SELAM OLSUN!...



   Günlerdir direniyorum yazmamak için, bir istek, bir rica ile gelmemek için. Bu kadar başarabildim. 4 güne ne ömürler sığdırdım, ne kelimeler, ne cümleler... Hak verdim, mantıklı gördüm, nefret ettim, özledim... Bla, Bla, Bla,...

   Aslına bakarsan kızgınım sana, hem de nasıl bir kızgınlık, inanıyordum ya da ne bileyim inanmak üzereydim, aksi için deliler gibi savaşmak fayda etmemiş, bittiğinde anladım... Tuhaf bir durum; bir taraftan daha çok anı biriktirmediğimiz için mutluyum, bir taraftan kısacık anıların hayat elbisemi daraltıp nefesimi kestiği için kırgın.

Kimse anlamazdı, kimseye anlatamazdık. Sen aşsan ben tıkanır kalırdım. Sen ve ben bir yerlerde yorulur zaten biz olamazdık. Benim zaten gücüm yok, ben zaten yorgunum... Etrafımda dönen dolapları görüp görmemezlikten gelirken o kadar bezdim ki insanlardan, bir de üstüne insanların geleceklerini garanti altına almış gibi kuracakları cümlelerin ağırlığını nasıl kaldırabilirdim. Sen en doğrusunu yaptın, yine yeniden dört- beş günü mü zindan ettin ama olsun, Allah akıl sağlığı versin insan doğru yolu bulur bir şekilde.

   Söyleyemem sana; isteseydin olurdu, sevseydin gitmezdin, çok sevseydin başarırdın... İnsan her şeyi yapabilecek kapasiteye sahip kendimden biliyorum, bazen çevremdekiler kırılacak diye ne çok cümle yuttum ne çok yapmak istediklerimden vazgeçtim ben, ne çok severken sevmiyorum dedim geçtim köşeme. Dik başlılığım da çoktur benim evet; inandığım şeylerde gözüm karadır, körümdür, sağırımdır ama aşamadığım  şeyler olduğunda durmam gereken yerlerde durmak zorunda olduğum bir dik başlılık. Kadınlığı erkekliği yok bu işin...

  İnan senin yerinde olsam farklı bir karar verirdim diyemiyorum.

  İşin kötüsü ne biliyor musun;  Hafızamda kalanlardan ibaretsin artık, fazlası yok ve gün geçtikçe eksileceksin... Yazık oldu galiba diyorum kendi kendime bazen, eksilmeni gitmeni değilde daha çok birikmeni isterdim. Mum ışığını boş verip bir güneş aydınlığı olalım isterdim, göz yaşlarımız yerine kahkahalarımız olsun falan filan. (Biraz fazla ütopik oldu biliyorum.)

   Nasip değilmiş bay esmer. Rabbim senin düşüncende, senin bakışlarında, senin merhametinde, senin kıskançlığında  bir adam nasip etsin ömrüme ama senin cesaretsizliğin ve senin tutarsızlığın olmasın o adamın yüreğinde...

   Tabi ki sayfanın sonuna bir şarkı bırakmadan olmaz...

    Hoşça kalabiliyorsan, bir ömür hoşça kal...